Biner atın dorusuna,
Düşer yolun kıyısına.
Çağırın kızın dayısına,
Kız dayısız gelin olmam diye ağlıyor.
Gelinim, hanımım kınana geldim,
Kınana değil seni almaya geldim. |
Kestaneyi budadım,
Şalgam sürmesin diye.
Anam beni verivermiş el oğluna,
Gençlik sürmesin diye. |
| |
|
Avluya urgan gerilir,
Üstüne al gelinin çeyizi serilir.
Annesinin bir tanesi ellere verilir.
Gelinim, hanımım kınan kutlu olsun,
Hem orda hem burda kınan kutlu olsun. |
Tuzluğunu tuzsuz koyan,
Evlerini ıssız koyan,
Anasını kızsız koyan,
Gelinim hanımım, kınan kutlu olsun.
Hem orda hem burda dilin tatlı olsun. |
| |
|
Elek altında kınası,
Hani bu kızın anası?
Kız anasız gelin olmam diyor,
Çağırın gelsin anası. |
Baba Denizli'ye vardın mı?
Al gelinlik aldın mı?
Gelin olduğumu bildin mi?
Şen baba, evin Şen olsun,
Ben gidiyorum haberin olsun. |
| |
|
Elek altında kınası,
Hani kızın babası?
Kız babasız gelin olmam diyor,
Çağırın gelsin babası. |
Ateşten sıcaktır ana kucağı,
Ağlatır insanı gurbet ocağı.
Ayrılık vuruyor bana bıçağı,
Ağla ana ağla dönerim birgün,
O nazik elinden öperim birgün. |
| |
|
İstanbul yolunda koyun güderim,
Bugün misafirim, yarın giderim.
Askerdeki ağama selam ederim,
Ver elini öpeyim ana, ver elini öpeyim baba. |
Gurbet ele saldım ana postumu,
Şimdi bildim düşmanımı, dostumu.
Ağla anam ağla dönerim birgün,
O nazik elinden öperim birgün. |
| |
|
Kuru dağda yuvam kaldı,
Gurbet elde anam kaldı.
Kavuşmamız mahşere kaldı.
Sen çakı bülbül ben gidiyorum,
Gurbet elde anam kaldı. |
Anasayfa
www.nikfer.net.tc
 |