TEMEL REIS

Deniz bitmiş
Açık denizde geminin kaptanı ölünce Karadeniz'li diyerek Temel'i kaptanlığa getirirler. Bir gün derken işler iyi gider, fakat üçüncü gün sabaha karşı gemi karaya oturunca bütün tayfalar; -Ne ettin de karaya oturttun gemiyi kaptan? Diye sorunca Temel cevap verir:
-Pen pişey etmedum... Teniz pitti.

Değişti Demesinler
Temel son işinde nihayet başarılı olmuş. Çok para kazanmış,
- Uyyy Temel zencin oldin ama porçlarini ötemiyisun, nedendur?
- Zencin oldi da teğiştu temesunlar daa.

Değişiklik
Sokakta rastladığı adamın ensesine bir tokat atan Cemal:
-Uyy Tursun, ne kadar değişmişsun, yıllar seni  ne hale getirmuş. Saçmalama kardeşim benum adım Tursun değil Hüseyin.
-Uyy bu kadarı da fazla onca değişukluk yetmiyormuş cibi adinida mı değiştirdun.

Dördüncü motor
Temel Reis, İdris Reis'le birlikte uçakla İstanbul'a gidiyorlarmış.
Bir sarsıntı olmuş herkeste bir telaş, derken, pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var ama üç motorla biz gideriz. Meraklanmayın.
Onbeş dakika sonra bir ses daha ve yine pilot:
-Bir motor daha stop etti ama meraklanmayın iki motorla gideriz.
On dakika sonra üçüncü motor stop etmiş ve pilot uçağın bir motor gidebileceğini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula İtris Reis, istermisun şimti törtünçü motor da pozulsun ta hepten havada kalalum.
 
İki Köfte
Temel hastalanır ve doktora gider, tahliller, filmler derken hastalık çıkar. Perhiz yapmalıdır. Üzgün eve gelir. Komşular eve gelir sorarlar:
-Anlat pakalum teml, toktor ne tedi?
-Ne tiyeçek, hiçbir şeyun tadi kalmati, bağa perhizlusun, künte  iki köfte ancak yiyepilirsun tedi, pen iki köfte ile toyar miyum?
-Ula tetuğun  şeya pak, senda köfteleri püyük püyük yapup yersun.

İnanmayisanuz kitun pakun
Temel çevresini saran gençlere cesaret aşılıyordu.
-Siz istersanız her işte paşarili olursunuz. Mesela Ay'a çiktuğum zaman...
Gençler kahkahayla gülünce,
-Yahu inanmaysanuz Ay'a çikup pakun. Eğer Ay'da Kırkbeş numarali ayaklarumun izi yok ise gelun, ne tersanuz teyin.

İpnemisun?

Temel Tursun'a sorar.
- UlaTursun Aristo mantuğu da nedur?
Tursun nasıl anlatacağını tüşündüktan sonra:
- Pak Temel..senin akvaryumun varmidur ?
- Vardur da..
- Akvaryumunu severmisun?
- He da.
- O zaman paluklari da seversun ?
- He da
- O zaman tenizi de seversun değulmi ?
- He da
- Ozaman plajı ve plajdaki paçilarida seversun ?
- He da. Nerden pileyisun?
- Herhalde o kızlarla yatmayı da istersin ?
- Eveetttt..
- İşte Aristo mantığı budur Temel'ciğim.
Bu olay Temel'in kafasına yer eder. Kahveye gider gitmez bir arkadaşına sorar.
- Ula sen Aristo mantığını pilirmisun ?
- Yoo... o nedurki ?
- Anlatacağum.. Haçan senin akvaryumun var midur ?
- Yok be Temel ..
Bu cevap Temel'in aklını karıştırır..işin içinden çıkamayınca hiddetle sorar.
- Ula yoksam sen ipnemisun?
 
Temel'in Muskacılığı
Temel köye cinculuk etmektedur. Bir gün komşulardan biru celur. Muska yaptırmak istediğini,bir kadını sevduğunu, kadının yüz vermediğini, kendine meyletmesi için bir muska yazmasını ister. Temel muskayı ister üzerine iki misli da para alur. anacka karının tavrında herhangi bir değişiklik olmaz. Muskayı taşıyan adam sonunda muskayı açar. Kağıtta şöyle yazılıdır.
- Karısı olup da başkasının bakanın....

Tutmayan Otobüs
Temel, annesiyle Rize'den Samsun'a seyahat etmrk üzere otobüse binerler. Temel:
- Anacuğum hiç merak etme! Ha bu otopus, tutmayan otobüstendur ha...! Annesi:
- İnşallah tutmaz beni da, rahat çiderum.
- Yok anacuğum yok!... Merak etma) Tutan otopusleri firma ceri alayi.

 
Temel ve Melek
Temel ölür ve cehenneme gider. Cehennemde birkaç gün kaldıktan sonra cennet görevlisi bir melek gelir ve senin günahın azmış haydi artık seni cennete götüreceğim der. Bizim Temel çok sevinir ve halinden memnun bir şekilde görevli melekle cennete giderler. Cennetin kapısında içeriden feryat sesleri duyan Temel meleğe döner:
- Hani sen beni cennete götürecektin ? diye sorar.
Melek burası cennet deyince, Temel iyice şaşırır. Melek gülümseyerek:
- İçeridekilere kanat takmak için sırtlarına delik açılıyor ondan bağırıyorlar, demiş.
Bizimki ürkmüş içeri girip biraz ilerleyince daha acı ve canhıraş sesler duymuşlar. Temel yine sormuş.
- Şimdi neler oluyor, bu sesler de ne ?
Melek gülümsemiş:
- Başlarına halka takılacak olanların sesi, halka takmak için başlarını deliyorlar.
Temel iyice korkmuş ve "ben cehenneme gitmek istiyorum "demiş. Melek gülümsemiş .. "iyi ama orada da sana kuyruk takacaklar". Temel hiç düşünmeden cevaplamış:
- Olsun olsun nasıl olsa onun deliği hazır. "
 
Duymasın Diye
Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanlari bir bakmis
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N'apiyorsunuz, demis.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.
- Peki Cemal'in kulaklarindaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubi tuymasin diye....

Fadimenin Değeri
Temel ile karısı Fadime alışverişten dönerken kavga etmeye başlar. Temel:
- Ula kari, sen peş para etmeszun.
Fadime bozulur:
- Haçan öylemidur? İspat etepilirmusun?
Ondan kaolyi ne var. Ahan edeyirum, der ve bir taksi çağırır.
- Uşağum Fatih'e kaça çetiriysun?
- Beş milyon lira, beyim.
- Peçi, ha bu karida penimle olursa?
- Değişmez, aynı fiyat.
Temel, Fadimeye dönerek:
- Çörtün mi, ula kari, ula Fadime, seni hesapa pile katmayiler.

Fark
Temel'e sormuşlar,
- Evli kadin ile dul kadin arasinda ne fark vardur?
- Tul kadin kocasinin nerede olduguni pileyi, evli kadın pilmeyi.

Firar

Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık rahatsızlanmakta haftada bir doktora gitmektedir.
Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı, sonra kolu, eli...
Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülümseyişle :
-Uy! hemşerum sanmaki anlamayirum.Bağa öyle geliyi ki galiba sen kisim kisim firar edeysun..
 

Anasayfa